|
24.04.2007
Diyalog Sünnet midir? Kadir Ünal
DİYALOG SÜNNET MİDİR?
Son yıllarda sıkça kullanılan bir ifade olan diyalog Fransızca’dan dilimize girmiş iki kişi arasındaki konuşma, iletişim manasına geliyor. Kur’an’da ve Hz. Muhammed’in (sav) sünnetinde diyalog varmıydı yokmuydu tartışmaları kişilerin bu kelimeye yükledikleri farklı mânâlar yüzünden içinden çıkılamaz bir hale geliyor. İnsanlar arasında hangi dinden hangi milletten hangi görüşten ve hangi aidiyetten olursa olsun fertler arasında diyalog yani karşılıklı iletişim olmalıdır. Ve iletişim kurmak isteyenler söyleyecek sözü olanlardır. Müslümanlar ve Müslümanların önderi Hz. Muhammed (sav) her zaman söyleyecek sözü iletecek mesajı olduğu için daima diyalog/ iletişim yolları aramıştır. Siyer kitapları Hz. Muhammed’in (sav) inanan inanmayan Müslim gayri Müslim ehli kitap müşrik ayrımı yapmadan her kesim ile diyaloglarını bize aktarmaktadır. Kendisinde güç vehmedenler ise kolay kolay diyaloga yaklaşmazlar. Ve onların diyalog ile kastettikleri monologdan ibarettir. Yani ben söylerim sen uyarsın anlayışı diyalog değil olsa olsa monolog olabilir. Nitekim Hz. Muhammed (sav) de bu baskıcı, dayatmacı, büyüklenici zalimler karşısında direncini/ sabrını sonuna kadar kullanmış her türlü eziyete sıkıntıya ve aşağılanmaya maruz kalmıştır. Hz. Muhammed (sav) Mekke döneminde Mekkeli müşrikler ile hacca gelen yabancılarla ve civar kabilelerle her fırsatı değerlendirmek suretiyle diyalog kurmayı denemiş. Ve bu diyalogları dinini anlatmak/tebliğ için fırsat olarak kullanmaya çalışmıştır. Yine Hz. Muhammed (sav) Medine’ye hicret ettiğinde gayri Müslim Medineliler ile diyalog kurmuş ve onlarla anlaşma yaparak Medine vesikasını imzalamıştır. Mekke müşriklerin elindeyken Hac için Kabe’yi ziyaret etmek istemiş fakat bu mümkün olmayınca Mekkeli müşriklerle diyalog kurarak saldırmazlık anlaşması imzalamış böylelikle Mekkeli müşriklerin saldırılarından emin İslam’ın daha hızlı yayılmasına zemin hazırlamıştır. Örnekleri çoğaltmak mümkün. Fakat bu örneklerin hiç birinde inançlardan taviz vermek söz konusu değil. Nitekim müşrikler, kendi putlarına dil uzatmamak şartıyla ona başkanlık teklif ettiklerinde " Güneşi sağ elime, ayı da sol elime verseniz ben yine de görevimden vazgeçmem" demişti. Yine ehl-i kitap ile diyalog/ iletişim kurduğunda onların diyalogdan beklediklerinin dinde taviz vermek olduğu anlaşılmıştı. 2/120: Sen onların dinine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: “Allah’ın yolu asıl doğru yoldur.” Sana gelen ilimden sonra, eğer onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, bilmiş ol ki, Allah’tan sana ne bir dost, ne bir yardımcı vardır. Bir Müslüman ilahi olan dininden beşeri baskılar ya da kendisinde güç vehmedenlere hoş görünmek için tavizler veremez. Dinini beşeri müdahalelere açamaz. Allah’ın dininden insanlar taviz veremez. Ancak dindar olsun olmasın her insan ile ve her dinin bağlısı ile diyalog kurmanın yollarını arar. Çünki bilinçli bir müslümanın insanlara ve insanlığa söyleyecek çok sözü vardır. Hz. Muhammed’in (sav) İnsanlar ile diyalog kurarken dikkat ettiği önemli hususlardan biri de Allah’ın ayetlerini inkar ve onlarla alay edilen ortamlarda bulunmamaktır. 4/140 (Allâh) Size Kitapta indirmişti ki: Allâh'ın âyetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, onlar (bu sözü bırakıp) başka bir söze dalıncaya kadar onlarla beraber oturmayın; yoksa siz de onlar gibi olursunuz. Şüphesiz Allâh, bütün iki yüzlüleri ve kâfirleri cehennemde toplayacaktır. Dinler arası diyalog ifadesi ise farklı din mensuplarının birbirlerinin inançlarını tanıması birbirlerini daha iyi anlamaları manasına geliyorsa faydalıdır. Nitekim Kur’an’da ehl-i kitap ile ortak noktada buluşma çağrısı yapılıyor. Ancak bu çağrıda buluşulabilecek nokta da yine Allah tarafından bildiriliyor. De ki: "Ey ehl-i kitab! Sizinle bizim aramızdaki şu ortak ilkeye gelin: Allah'tan başka kimseye kulluk etmeyeceğiz, O'ndan başka hiçbir şeye ilahlık yakıştırmayacağız ve Allah ile birlikte insanları rab edinmeyeceğiz." Ve eğer yüz çevirirlerse de ki: "Şahit olun ki biz kendimizi O'na teslim etmişiz!" Dinler arası diyalog ifadesi ise dinlerin etkileşim içine girmesi ve yeniden yapılandırılması manasında anlaşılacak ise ilahi olan yani Allah’ın vaaz ettiği bir din insanlar tarafından yeniden yapılandırılamaz.. Bu manada dinler arası diyalog İslam ile bağdaşmaz. Ancak farklı dinlerin müntesipleri ile diyalog ise inançlardan taviz vermemek kaydı ile sünnettir. Hz. Muhammedi (sav) örnek ve önder edinen her Müslüman dinini diyanetini öğrenmek ve insanlarla kurduğu diyalogları onlara örnek olmak ve onlara bir şeyler anlatmak için kullanmalıdır. Aynı zamanda gayri Müslimler ile diyalog kurmak için gösterdiği gayreti kendi Müslüman kardeşleri için de göstermelidir. Uzun lafın kısası inançlardan taviz vermemek aşağılık kompleksine kapılarak güç sahiplerinin dayatmalarına boyun eğmemek kaydı ile bütün insanlarla diyaloga girmek söyleyecek sözü olan öz güven sahibi insanların işidir ve hem Hz. Muhammed'in hem de bütün nebilerin yolu/ sünnetidir.
Yorumlar:
12.07.2007
mustafa talha şeker
biraz geç yazıyorum her halde bu yazıyı ama daha yei gördüm aslında bu siteyi göre yaklaşık bir hafta oldu güzel bir yazı tebrik ederim ama bu yazarken günümüz dilinde ve daha basit bir şekilde yazarsan seviniridim ama yine tebrik ederim devamını allahtan niyaz ederim kolay gelsin
30.04.2007
MEHMET OFLU
ÇOK GÜZEL MİŞ HARİKA
30.04.2007
BİR DOST
iyi şeylere değinmiş kardeşimiz fakat diyalog deyinci insanların ne anladığına bakmak lazım. İslam dinini kabul etmeyenlerle iletişim kurmak ne açıdan olmalı detay vermek gerekir. Biraz daha açıklık verilirse iyi olur kanaatindeyim
24.04.2007
dördüncü melek
s.a
yazarımız kurannesli sitesinde zaman zaman yazıları/yorumları çıkan Kadir Ünal mi bilmiyorum ama kendi adıma burda yazmaya başlamasından çok hoşnut oldum.Hoşgeldiniz!
Yazınız ufuk açıcı...Konuya değişik açılardan bakmamızı sağlamışsınız.Tebrik eder güzel yazılarınızın devamını dilerim
s.a
24.04.2007
SÖYLEYECEK SÖZÜ OLANLAR..
"..bütün insanlarla diyaloga girmek söyleyecek sözü olan öz güven sahibi insanların işidir.."
SÖYLEYECEK SÖZÜ OLAN. bu vurgu için teşekkürler Kadir Bey.
Laf ebeliği yapan, dolmuşa binip nara atan, film izler gibi hayattan uzak geveleyen, kullandığı kelimelerin anlamından bihaber, laf olsun torba dolsun, ben de konuşayım adım geçsin, yapacak işi olmayan, yalaka tayfası, duyduğunu tekrarlayan geveze papağan, kendini bilmezler, entel hobisi takıntıları, yüksekten atanlar, yer edinmek için höykürenler.. vs vs. saymakla bitmez guruhtan usandık..
SÖYLEYECEK SÖZÜ OLANI OKUMAK İÇİN BURADAYIM. VE SATIRBAŞI, SÖYLEYECEK SÖZÜ OLANLARIN YAZDIĞI BİR MEKAN OLDUKÇA BENDE HEP BU SEBEPLE BURADA SİZLERİ OKUYOR OLURUM..
Yürekten teşekkürler
Diğer Yazıları:
• İnfak Ve İsraf Kavramları Çerçevesinde Kulluk Bilinci
|