|
10.12.2009
Medinenin Çığlığını Kimse Duymadı mı? Battal Kanbay
'En büyük zalimler, boynu vurulmamış mazlumlardan çıkar.' Büyük karamsar Cioran'ın sözleri bunlar. Kendi topraklarım, yaşadığım, hatırladığım, özlem beslediğim bu mistik coğrafya. Hep bir yanım orada kaldı ve hep bir yanım orayı düşünmek zorunda bırakıldı. Oralarda nasıl erkek olunması gerektiği ve nasıl kadın kalınması gerektiği töreler karar veriyor ve vermeye devam ediyor. Geçen hafta Adıyaman’ın Kahta ilçesinde insan vicdanını donduracak bir cinayet yaşandı. Bu cinayet kırk gün sonra aydınlığa kavuştu. Yazılanlara ve anlatılanlara bakılırsa 16 yaşındaki Medenine babası ve dedesi tarafından öldürülüp kümese gömülmüş ve kırk gün sonra bu olay aydınlığa kavuşmuş. Olayın aydınlığa kavuşması vicdanımızı rahatlatmıyor ve rahatlamayacak. Daha çocuk denen bir yaşta kendi öz babası ve dedesi tarafından hunharca katledilen bir kız çocuğunun yaşadıkları, biraz da bölgede kadın erkek ilişkilerinin bir yansıması olduğunu kabul etmek zorundayız. Her ne kadar inkar edilse de modernleşme tüm topluma sirayet etmiş ve kadın erkek ilişkisi yeniden ve yineleyerek kendini şekillenmiş durumda.
Bu olay sadece Adıyaman da olmuyor elbet ve bu cinayetler sadece Güney Doğuda işlenmiyor elbet. Fakat Güney Doğuda bunu niceliğe vurduğumuzda daha fazla ön plana çıktığını müşahede ediyoruz. Erkek egemen düşüncesinin, egemen gelenekle içselleşerek kadın üzerindeki nüfuzu modernleşmeyle beraber sarsılınca, bu tür cinayetler seriye bağlandı gibi.
Evet yaşadığımız bu bölge de kadının kendisine ait düşünceleri ve duygusal bağlamı pek ciddiye alınmıyor. Ve adeta erkek egemen düşünce biçiminin nesnel sonuçlarına katlanmak zorunda bırakılıyor. Kadın aşık olduğu erkekle evlenemiyor, sevdiği şeyleri dillendirmiyor, yaşamını küçük dar basit ve kör noktalarda yaşamasına itiliyor. Tabi bunlara arasında iyi aileler var kızlarını okula ve irfana veren onların kendi ayakları ve kararları üzerinde yaşamasına izin ve fırsat veren aileler var, fakat bu çok sınırlı ve sayılabilecek kadar az örneklemler.
Evet ,Medine öz babası tarafında hiç acımadan öldürüldü, kendi canıydı, bir parçasıydı, vazgeçilmeziydi onun gözünde babası. Kızların babasına olan bağlılığı ve sadakati saygınlığı ve vefalılığı bilinir. Evet Medine’nin gözünde babası bir kahramandı, en sevdiğiydi ama bir gün kendisini öldürecek, canını acıtacak ve yaşamına son verecek adam olarak hiç düşünmedi ve düşünmek istemedi.
Bir gün geldi, Medine büyüdü, duyguları oldu, sevdiği oldu ve sırf bundan dolayı çok sevdiği babası tarafından öldürüldü. Babası kırk gün boyunca sesiz kaldı ve belki bazen kaçamak bir şekilde kümese baktı kendi derinliğinden ve kendinden bir parçanın yok etmenin elzeminin ve pişmanlığını yaşadı fakat o bunu hak etmişti diye kendisini teskin etti diye düşündü.
Oysa ilk İslamiyet doğduğunda Araplar kız çocuklarını diri diri gömüyorlardı, İslamiyet bunu yasakladı bu tür zihin yapılanmalarına savaş açtı ve kadının konumunu güçlendirdi. Peygamberin ölümünden sonra yine bu hatalara düşüldü. İslami değerler geleneksel değerlerle değiştirildi. Ve geldik Medine cinayetine. Daha kaç kadınımız böyle hunharca ve adice yok edilecek? Medine öldürülecek ne yapıt? Sevdi mi? Erkeklerle mi konuştu? söyler misiniz ne yaptı? Ve hangi neden olursa olsun öz evladını öldüren bir babanın caniliğini açığa çıkarmaz mı!
Tüm vicdanı olan, imanı olan ve yüreği olan bu adaletsizlikler karşısında artık sesiz kalmamaları ve mazlum ve mahzun kadınlarımıza hak ettikleri gibi adil davranmaları. Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır. Medine herkesin vicdanın büyük bir ayardır. Haydi inin ve bakın. Herkes ne kadar insanca yaşadığını görsün.
Yorumlar:
Diğer Yazıları:
• Büyük Öteki; Sünnilik
• İki Dil Bir Bavul
• Aleviliğin Meşruiyet Krizi
• Yarına Bir Harf
• Bu Çocuklar Nereden Çıktı
• NEFES
• Kürt Çözümsüzlüğü
• Diyalektik Ve Hyde Park
• Londradan İzlenimler
• Emperyalizme Hayır Diyemiyen Nurculuk
• Kürt Aydınlar Ve Eprilmiş Episteme
• Modern Söylem Ve Yitik Kürtler
• Modern Yalnızlık
• İsa’nın Kuşları
• Aklın Yolu Bir Değildir
• Mezopotamyada Bir Narsist
• Yaralı Bilinç Ve Cumhuriyet İdeolojisi
• HEJAYA MEKTUP
• Meşum İtibar
• Dekadans Ve Yenik Modernlik
• Aynı Saflarda Kendinizi Yabancı Hissettiğiniz Oldu mu?
• Uzaklarından Yakın
• İki Yakın Halk İki Uzak Komşu
• Bir Mütercimin Hazin Sonu
|