04.11.2009 NEFES
Battal Kanbay

Sanat, insanın kendini anlatma ve aktarma amacına hizmet ederken, her zaman bir ötekini anlatır. İnsan bu ötekine karşı kendisini haklı ve adil temeller üzerinde yaratır ve bununla yeni bir paradigma üretir. Son çeyrek yüzyılda yaşanan sanatsal gelişmeler ve değişmeler insani olmaktan ziyade hayvani güdülere hizmet etmektedir. 

Toplumsal olaylar sinemanın bir görsel imgesine dönüşünce, anlatılmak istenen olgularda net ve açık bir şekilde bizlere sunulmaya çalışılıyor. Peki bizlere anlatılmak istenen hangi ideolojinin ve iktidarın yansıması ve anlatılanlar bizlerin idelerimize tekabül ediyor mu? 

İşte geçenlerde Nefes filmine gittim her sinema sever gibi ve bu filmin son dönemdeki açılımın neresinde durduğunu anlamaya çalıştım. Gerçi Genel Kurmay Başkanı övgü dolu sözlerle bu filmi anlatmış ve buna bağlı olarak ben de biraz ön yargılı olarak bu filme gitmiştim. Belki de ön yargılarımızın haklılığını tartışmaya bile gerek olmadığını sizlerde bana hak vereceksiniz. 

Öyle bir film düşünün ki resmi söylemi ve iktidarı rahatsız edecek herhangi bir nosyon kullanmamış ve resmi söylem tarafında övgü alıyor, o zaman bu filminde, diğer resmi söylem filmlerinden farkı kalmayacağı aşikarlaşıyor. 

Nefes Filmi aslında Türk düşünce yapısının direngen, katı, değişmeye karşı duran yapısını betimleyen sıradan bir film. Bu film aynı zamanda kendisiyle beraber bir sürü emperyalist tuzak taşıyor. Her zaman ki gibi Kürtler vahşi, yamyam, katil, affetmeyen ve acımayan birer hainken, Türklerde her zaman ki gibi kahraman, vatansever, insancıl ve bağışlayan bir çerçeve de şuur altı serinlenmeye çalışılıyor. 

Film köysüz,  kasabasız , bir dağın başına kurulan bir karakolda başlar ve biter.Kendime soramadan edemedim Bunca insanın bu dağın başında neyi ve kimi bekliyorlar, bunun hiçbir izana sığınmayacağı aşikardır. 

Filimde yakalanan gerillalar ve yaralı gerillalar tedavi ediliyor ve ölü olarak ele geçirilen gerillalar ailelerine gönderiliyor. Böyle bir imgelemle seyirciye bir şeyler daha kanıtlanılmaya çalışılıyor. Görüyorsunuz biz ne kadar da iyi davranıyoruz bunlara, buna rağmen dağdan inmiyorlar ve bu vatanın evladına kurşun  sıkıyorlar, bunlar uluslar arası güçlerin kuklasıdır, imgesini seyircinin beynine kazıtmaya çalışıyorlar. 

Bana ilginç gelen nokta Türklerin tüm film boyunca lütufkar davranmaları ve Kürtlerin bu lütufkarca davranışlara minnet etmelerini film boyunca işlemeye çalıştı. Her zaman ki gibi birkaç Kürtçe şarkı ve birkaç Kürt asker koyarak da  bakın Kürtlerde aramızda ve onlarda bizimle beraber bu hainlerle çarpışıyor. Filmde de belirttiği gibi biz bu dağda kaybedersek Ankara da ve İstanbul da kaybederiz. İstanbul da ve Ankara da neyi kaybedecekmiş anlamadım. İnsan haklarını mı? Adalet ve hakkaniyeti mi? Hangisini kaybedecekmiş anlamadım. İstiklal marşı korkmayla başlıyorsa bu korkunun da ta cumhuriyet kuruluşunda geldiği anlaşılacaktır. 

Her ne olursa olsun bu film baştan sona kadar oryantalizm kokuyor ve gerçekleri manipüle temekten başka hiçbir şeye hizmet etmiyor. Mahsun Kırmızıgül’ün güneşi gördüm filminden farksızdı ve oda iktidarın ve resmi söylemin dayatmalarını sinemaya nesnelleştirmişti. Bu ülkenin son 30 yıllık sinema tarihini izlediğinizde Kürtlere yönelik asimilasyoncu, dayatmacı, yok sayma ve onları inkar etme politikalarının taşeronluğunun sinemanın yaptığını göreceksiniz. Türk sineması da, Edebiyatı da Kürtleri inkar etmek ve onları başka anlatmak için elinden gelen tüm imkanları seferber etmiş durumda.. 

Anlayacağınız bir nefes filmi de beni hayal kırıklığına uğrattı. Yüzyıllık bir yok saymaya ve buna bağlı gelişen isyanların nedeninden ziyade dağın başından geçen birkaç çatışma ve iki üç komik sahneden ibarettir desem yerindedir. 

Belki yanılırım ve ön yargılarım yersizdir diye gittiğim film de yine haklı olmaktan üzüntü duydum. Oysa haklı olmak insanı gururlandırır ben de ise tersi uyandı. Neden mi? Bu açılımın bu kadarda kolay olmayacağını anladım. 



Yorumlar:

Diğer Yazıları:
 Büyük Öteki; Sünnilik
 İki Dil Bir Bavul
 Aleviliğin Meşruiyet Krizi
 Yarına Bir Harf
 Bu Çocuklar Nereden Çıktı
 Medinenin Çığlığını Kimse Duymadı mı?
 Kürt Çözümsüzlüğü
 Diyalektik Ve Hyde Park
 Londradan İzlenimler
 Emperyalizme Hayır Diyemiyen Nurculuk
 Kürt Aydınlar Ve Eprilmiş Episteme
 Modern Söylem Ve Yitik Kürtler
 Modern Yalnızlık
 İsa’nın Kuşları
 Aklın Yolu Bir Değildir
 Mezopotamyada Bir Narsist
 Yaralı Bilinç Ve Cumhuriyet İdeolojisi
 HEJAYA MEKTUP
 Meşum İtibar
 Dekadans Ve Yenik Modernlik
 Aynı Saflarda Kendinizi Yabancı Hissettiğiniz Oldu mu?
 Uzaklarından Yakın
 İki Yakın Halk İki Uzak Komşu
 Bir Mütercimin Hazin Sonu
Reklam
Yazarlar
 

Büyük Öteki; Sünnilik

    Battal Kanbay
 

Bahattin Yıldız'ın Ardından

    Yakup Aslan
 

Toplamak

    Sabri Düzçınar
 

Geceden Sabaha

    Melek Can
 

İnsan Kaynakları

    Kahverengi Yeşil
 

Ne kayser kaldı, ne..

    Serdar Çelik
Okur da yazarlar
 

Sıra Neferi Olmak-Aslında Olmak Yada Olmamak

    Diğer okur da yazarlar
 

Bir Haksızlık Örneği

    NURNURCU
 

Kalplerin Anahtarı; Selam

    Mehlika Beyza
 

“SORUN” VE SORUN

    Tevfik Taş
Konuk Yazarlar
 

Yer Ve Gök Bir Araya Gelse…

    Seher Akçınar
 

Gerçekten Çözüm İslam'da Mıdır?

    Diğer Konuk Yazarlar
 

Kürdîlîhicazkâr

    Fırat Mir Didan
 

Alternatif Eğitim

    Murat Titali
 

Hem Kör Hem Topal

    Yavuz Delal
 

Kürdçe Müstehcen mi?

    Sıtkı Zilan
Diğer Kategoriler
 

Şivan Perwer - Lo Mamo

    Müzik
 

Hz.Musa

    Öyleyse Kitap
 

Sadrazam Lokumu

    Lezzetin Efendileri
Son Yorumlar
04.09.2010 - arwinya
Şivan Perwer - Helepçe
31.08.2010 - baran
Şivan Perwer - Lo Mamo
26.08.2010 - erhan
Şivan Perwer - Lo Mamo
21.08.2010 - asya
HADİS KALBURCULARI VE KALBURLARI - 2
18.08.2010 - tamer
Kur’an yetmez diyen uydurukçular!
17.08.2010 - bekir
Şivan Perwer - Helepçe
11.08.2010 - Erdal
Dotmam
11.08.2010 - osman ince
Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül’e Açık Mektup
08.08.2010 - HAVİN
Şivan Perwer - Helepçe
07.08.2010 - mehmet urfalı
Şivan Perwer - Lo Mamo
07.08.2010 - A.HALİM AKSOYLU
Yeni Osmanlıcılık Projesi
05.08.2010 - A.HALİM AKSOYLU
Şivan Perwer - Lo Mamo
05.08.2010 - A.HALİM AKSOYLU
Şivan Perwer - Lo Mamo
01.08.2010 - yusuf
Şivan Perwer - Lo Mamo
28.07.2010 - bJi naTan
Şivan Perwer - Helepçe
25.07.2010 - devran
Şivan Perwer - Lo Mamo
22.07.2010 - cahit
Gerçekten Çözüm İslam'da Mıdır?
17.07.2010 - devşirmenler gene ortaya cıkıyorlar
Erzincan; Kürtçe adıyla Erzıngan(Çeneli)
16.07.2010 - cirsi
Şivan Perwer - Lo Mamo
07.07.2010 - GURMANCREŞ
Şivan Perwer - Nazê
İstatistikler
24 aktif yazar & kategori
363 yazı
1046 yorum
www.satirbasi.com bilgi@satirbasi.com Satirbasi-2006