|
28.08.2010
Büyük Öteki; Sünnilik Battal Kanbay
Öteki; bireyin,toplumun,grubun,mezheplerin,etnisitenin başkalaşmaya karşı savunmaya geçmesi ve kaygısal bir refleksle kendini yeniden konumlandırması olarak tanımlamakta yarar vardır.
|
|
|
16.08.2010
Bahattin Yıldız'ın Ardından Yakup Aslan
Tepki vermeksizin, yanlışları eleştirmeksizin, İslam adına yapılan ihanetleri ifşa etmeksizin var olmanın, var olmak olmadığını öğrenen bir nesil olarak, mücadele alanında meydana gelen tükenmişlik, tıkanmışlık, savrulmuşluk, yozlaşmışlık ve içten pazarlıklı hale gelmişlik karşısında daha onurlu bir gelecek hazırlamanın çabası içerisinde alacaklarından kuşkum yok. Dolayısıyla geleceğe ümitle bakıyoruz ve geleceğe dair hayallerimizin gerçekleşme sürecinde olduğuna inanıyoruz.
|
|
|
12.08.2010
Sıra Neferi Olmak-Aslında Olmak Yada Olmamak Diğer okur da yazarlar
İnsan doğası gereği toplumsal bir varlıktır, toplumdan ayrı düşünülmesi söz konusu olamaz. Doğduğu andan itibaren öleceği zamana dek bir toplumun parçasıdır. Çok ender istisnalar dışında kendini toplumdan soyutlaması mümkün değildir öle ki doğada kendi türünden bağımsız tek başına yaşama şansı en düşük olan canlı insandır bir insanı daha bebek iken tek başına alıp bir ormana koyduğunuzu düşünün yaşama şansı ne olabilir ki?
|
|
|
24.05.2010
İki Dil Bir Bavul Battal Kanbay
Sanat sembollerin dilidir, bazen semboller yaşamın içindeki sorunları o kadar güzel bir metaforla aktarırlar ki , insan derki ; Evet,işte aradığım ve söylemek istediğim bu.Sanatın en etkin dallarından biriside elbette sinema.Sinema son yüzyılın en etkili dilini oluşturuyor.Buna binaen Kürt sineması da bir ceht içinde seyir almakta.Son 30 yılda Kürt sinemasında ki gelişimin seyrine baktığımızda üç aşamada ilerlediğini ya da çalışıldığını söyleyebiliriz.
|
|
|
24.05.2010
Yeni Osmanlıcılık Projesi Yakup Aslan
Tarihte imparatorluk kurmuş ülkelerin tamamı bugün dünya üzerinde belli bir hak iddiasındadırlar ve geçmişin kalıntısı olan kültür ve tarih mirasıyla yeniden dünya üzerinde güçlü bir hegemonya oluşturma projelerini yürütüyorlar. Bunun içinde ABD, İngiltere, Fransa, İran, Araplar olduğu gibi Türkiye da var.
|
|
|
23.04.2010
…Sanatçıya üniforma giydirmek… Hasan Güner
Hasan Güner
Sanat tarihi bize, sanatçının zapturapt altına alınamayacağını, eğer alınırsa kayda değer bir şey üretemeyeceğini gösteriyor. Zorlama sanat olmuyor. Hele sipariş ile sanat eseri hiç olmaz. Olursa da pek bir şeye benzemez.
|
|
|
28.03.2010
DEMOKRASİ Mİ DEMAGOJİ Mİ? Diğer okur da yazarlar
Kasım DAĞKIRAN
Uğur ceylan enes şilan dilan rozerin ve daha nicesinin kanı ellerine bulaşmışken gidip davos da başkalarına siz çocuk katilisiniz diyor(ama aradan bir hafta geçmeden bu şekilde suçladığı devlet ile ticaret ve silah anlaşmaları yapıyor-tabiki onlar çocuk katili ama bunu söyleyenler maalesef samimi değiller)
|
|
|
22.03.2010
Toplamak Sabri Düzçınar
Dağlardan yaban çiçekleri toplardım Deniz kenarında deniz kabukları
|
|
|
07.03.2010
Acı mı, Sızı mı, Aşk mı Sabri Düzçınar
|
|
|
06.03.2010
Aleviliğin Meşruiyet Krizi Battal Kanbay
Uzun zamandır Alevilik üzerine yazmak istiyorum fakat bir türlü kavramlarım kaostan kurtulmuyor ve net şeyler algılamaktan ıraklaşıyorum. Geçen hafta alevi arkadaşlarımla konuştuk aslında yazacaklarımı onlarda benim gibi net şeyler söylemekten çekimser davranıyorlar.
|
|
|
21.02.2010
İsyanlar, Ruhumuzun İsyanlarını Tetikliyor Yakup Aslan
“Travmalarımız var, ne yasını tutabildiğimiz ne de atlatabildiğimiz.” Diyor Fırat Mir Didan. Selahattin Eyübü ile ilgili bu değerlendirmenin aynısını, Dersim’in trajedik tarihinin fotoğrafı karşısında ruhumda derin bir depremle hissediyorum. Zira, Dersim’de yaşananlar, Alevilikle, Kürtlükle izah edilebilecek boyutların çok ötesinde. Soykırımlara dönüşen diğer ayaklanmalara karşı takınılan tavır da bundan farklı değil. Hepsi birbirinin kırılmış parçaları gibi.
|
|
|
12.01.2010
Yarına Bir Harf Battal Kanbay
Dün Süryani cemaati’nin kaderini paylaşmak için İstanbul garaja gittim. Yarına bir harf adlı belgesel filmin galasına katıldım. Kendimi birden kadim geleneğin içinden buldum.
|
|
|
19.12.2009
Bu Çocuklar Nereden Çıktı Battal Kanbay
Peki kendimize soralım bu çocuklar nereden çıktı ve neden bu kadar şiddete meyilli? Bu çocuklar köyleri gözleri önünde yakılan çocuklar, bu çocuklar öğretmenleri tarafında her sabah zorla asimilasyona itilen çocuklar, bu çocuklar en yakınları bir sabah ya da bir akşam yanlarından götürülüp bir daha geri döndüklerine şahit olamayan çocuklar, bu çocuklar ablaları dağa odun toplamaya giderken askerler tarafından yakalanıp tecavüz edildikten sonra helikopterlerden atılıp vücutları dağıldıktan sonra ablalarının bedenlerini gören çocuklar, bu çocuklar gözleri önünde babalarına dışkı yedirilen çocuklar, bu çocuklar okulda olması gerekirken aniden göçe zorlanıp sokaklarda başı boş gezen çocuklar, Bu çocuklar yoksulluğu tüm bedenleriyle yaşayan çocuklar, akşam yemeğini mercimek çorbasıyla yapan çocuklar, gözleri önünde arkadaşları terörist diye kurşunlanan çocuklar.
|
|
|
11.12.2009
Geceden Sabaha Melek Can
Işık yerini karanlğa bırakırken soğuk sıcağa hasretti bir zamanlar..
|
|
|
10.12.2009
Medinenin Çığlığını Kimse Duymadı mı? Battal Kanbay
'En büyük zalimler, boynu vurulmamış mazlumlardan çıkar.' Büyük karamsar Cioran'ın sözleri bunlar. Kendi topraklarım, yaşadığım, hatırladığım, özlem beslediğim bu mistik coğrafya. Hep bir yanım orada kaldı ve hep bir yanım orayı düşünmek zorunda bırakıldı.
|
|
|
09.12.2009
Kevser ve Maun Suresinin Fıtri Tercümesi Ebu Mücahide
Kewser suresi
1- Hatırlatırımki biz sana kewseri/hayat gereksinimlerini biz verdik
|
|
|
04.11.2009
NEFES Battal Kanbay
Her zaman ki gibi Kürtler vahşi, yamyam, katil, affetmeyen ve acımayan birer hainken, Türklerde her zaman ki gibi kahraman, vatansever, insancıl ve bağışlayan bir çerçeve de şuur altı serinlenmeye çalışılıyor.
|
|
|
28.10.2009
Yer Ve Gök Bir Araya Gelse… Seher Akçınar
Demokratik açılım süreci kapsamında son günlerde Türkiye’de önemli gelişmeler oluyor. Maxmur ve Kandil’den gelen 34 kişilik grubun serbest bırakılması tüm Türkiye’de tansiyonu yükselten bir gelişme oldu.
|
|
|
27.10.2009
toplasam yılları kaç eder Sabri Düzçınar
toplasam yılları kaç eder
acı mı acı bir hüzün çöküyor üstüme
şıvan hawar dedikçe içim parçalanıyor
|
|
|
27.08.2009
Kürt Çözümsüzlüğü Battal Kanbay
Türkler Her zaman lütufkarca hareket ediyor ve Kürtlerde bu lütuflar dairesinde hak talep ediyor. Kürtler hak talep etmekten vazgeçerlerse özgür olacaklar çünkü talepler efendi köle diyalektiği etrafında gerçekleşiyor.
|
|
|
17.08.2009
Gerçekten Çözüm İslam'da Mıdır? Diğer Konuk Yazarlar
Fikrî AMEDÎ
Eğer İslam Kürtler ve Türkler arasında birleştirici bir unsursa, zaten işlevini görmekte, yani önemli bir ortak payda olarak birleştirici rolünü kendiliğinden oynamaktadır. Bu da elbette iyi bir şeydir. Yıllardır Kürt ve Türk halkı arasında çok geniş çatışmaların olmaması buna iyi bir örnektir. Ama İslam kullanılarak bir halkın hak ve özgürlük talepleri bastırılmak isteniyorsa bunu iyi niyete yormak saflık olur ki en çok ben Müslüman'ım diyenlerin buna karşı çıkması gerekir. İslamın taraf olmadığı, Müslümanların hiçbir günahının olmadığı bir meseleyi İslami kavramlarla çözmek hele hele İslam’ın bir sömürü aracı olarak kullanılmasını tavsiye etmek büyük bir vebal, büyük bir günahtır.
|
|
|
13.08.2009
Hizbullah Kürt Sorunu'nun Çözümünde Taraf Olamaz Diğer Konuk Yazarlar
Mehmet YİĞİT
Askeri müdahalelerin devamı olan 80 darbesinden önce, keyfiyeti olan ve kemiyeti sınırlı olan guruplar, Kürdistan bölgesinde samimi bir çalışma yürütüyordu. Bütün cemaatler, Kur’an eksenli çalışmalarla keyfiyeti yüksek şahsiyetlerin yetiştirilmesi çabası içerisindeydi. İhvan, Selefi düşünce ve hatta mutezile fikirlerine sıcak bakılan bir sürecin ardından darbe oldu ve güvenilen kemiyet, rüzgârın önündeki toz bulutu gibi dağıldı. Baskı, zor ve çözüm üretememe, insanların hızla değişmesine, erimesine ve kısmen yok olmasına yol açtı. Belirgin bir kesim, bütün fırtınalara rağmen ayakta durabildi.
|
|
|
06.08.2009
Diyalektik Ve Hyde Park Battal Kanbay
Geçen yazımda hyde parkta şaşırdığımı yazmıştım, beni şaşırtan hyde parkın yeşilliği değildi tabi pazar günü speaking corner de yapılan açık hava tartışmalarıydı. Burada herkes kendi temsiliyetini açık bir şekilde ifade ediyor ve tartışmalar zaman zaman sertleşse de kimse kavga etmiyor, tartışmalar medeni bir daire etrafında dolaşıyor.
|
|
|
31.07.2009
Temmuz yağmuru Sabri Düzçınar
Temmuz yağmuru
|
|
|
25.07.2009
Londradan İzlenimler Battal Kanbay
Londraya ayak basar basmaz benı yağmurdan sonra karşılayan ikinci olayda geldiğim günün Dünya Gayler günü olmasıydı. Mühtiş bır kutlama yapıldı ve londranın tüm gayleri sokağa dökülmüştü. Burada gaylik bir cinsel tercih olarak kabul ediliyor ve metrolar gaylerın rahat tavırlarıyla, hızlarına devam ediyor.
|
|
|
05.07.2009
aşk ayağa düşünce Sabri Düzçınar
aşk ayağa düşünce, insanında kıymeti kalmıyor..
|
|
|
23.06.2009
Gurbetin Acısını Yüreğinde Duymak Yakup Aslan
Gönülden duyguları hayallerin terekesine alıp, geçmişin anılarına bir yolculuk yapalım istedim. Gece yapılan seferler daha gizemli olacağından, tercihi bu yönde kullanmalıyız. Ben böyle düşünüyorum. Başımdaki derin sevdalarla birlikte bir gece aniden seninle yolculuğa çıkıyorum. Kavgaların, dövüşlerin, gürültülerin, kargaşanın hikâyelerinin anlatıldığı, sırların ifşa olduğu bir yolculuk seher vaktine kadar sürüyor. ‘Allah’ın sonsuz rahmet deryasından dolayı şükranların izhar edildiği, ruhani bir münacattın yolculuğu olmalıdır bu sefer’ diyorum içimden.
|
|
|
21.06.2009
Paslıyım! Diğer okur da yazarlar
Faruk Baydoğan
Ve kendimi anamın dızlerınde parçaladım.
Ezberinde söz gelimi tüm dillerin ilan-ı aşkı yatıyordur belki diyerekten.
ağlayan hep muzdarip bir çocuğun sümük kırıntıları gibiydi hayat.
|
|
|
20.06.2009
Emperyalizme Hayır Diyemiyen Nurculuk Battal Kanbay
|
|
|
18.06.2009
sabah Sabri Düzçınar
bu taptaze gün, birazdan kirletilecek..
|
|
|
15.06.2009
Şivan Perwer - Lo Mamo Müzik
|
|
|
29.05.2009
Yüreğini Avucunda Bir Bomba Gibi Taşıyan.. Hakkı Çelik
YÜREĞİNİ AVUCUNDA BİR BOMBA GİBİ TAŞIYAN KADINLARIN VE ADAMLARIN ŞİİRİ
|
|
|
27.05.2009
Kürt Aydınlar Ve Eprilmiş Episteme Battal Kanbay
Said Nursiden Mehmet uzuna kadar gelen süreçte Kürt düşünce biçimi kendi özgünlüğünü yakalamamıştır. Said Nursi, Musa Anter ve Mehmet Uzun belki de özgünlükle en yakın teması yakalayan aydınlardır. Said Nursi yaşadıklarıyla düşündükleri arasında çelişmeden, iktidarın özne olma durumuna başkaldırdı. Musa Anter de Said Nursiden aldığı çizgiyi farklı bir minvale kaldırarak Kürtleri incitmeden, onların düşünsel biçimini evrimle yollarını açtı. Mehmet uzun ise kadim geleneği irfani bağlarıyla temasa geçti ve sorunlu olan dili düzeltme yoluna gidildi.
|
|
|
17.05.2009
Modern Söylem Ve Yitik Kürtler Battal Kanbay
Mardinde ki katliamı fırsat bilen Türk medyası ile merkezi düşünsel söylemi adeta Kürtlerden intikam aldılar ve onları yerin dibine kadar batırdılar. Kürtlerin eğitimsiz, cahil, geleneğin ve törelerin kucağında can çekişen zavallı bir millet olduğu intibahını uyandırıp ve bunu medya diliyle pekiştirdiler.
|
|
|
01.05.2009
Modern Yalnızlık Battal Kanbay
21.yy da İnsan, yalnızlıkla savaşacak. Toplumların, devletlerin, sistemlerin, hakların, ideolojilerin ve dinlerin yalnızlığı. İlk insan gibi yalnızlığın en ücrasına uçacak. Kelimelerin sihirli bir kaftana büründüğü bu çağda, bedenler ve ruhlarda kaftanlardan soyutlanıyor.
|
|
|
20.04.2009
İsa’nın Kuşları Battal Kanbay
Süryanilerin tarihlerinden kısa bir kesit okuduğumuzda hemen aklımıza Kürtler gelir. Nasıl ki Kürtler, İslam âlemine yaptıkları ve yapmaya devam ettikleri muazzam önderlikleri ve hizmetleri hiç kaale alınmıyor; Mısırlı Doktor Fehmi Şinnavi’nin ifadesi ile “İslam Ümmetinin Yetimleri” olarak dışlanıyor ve ulusal haklarına layık görülmüyor iseler; Hıristiyan âlemi de benzer nankörlük ve iteklemeyi Süryanilere reva görerek, benim ifadem ile Süryanilere “Hıristiyan Âleminin Yetimleri” olarak sahipsizlik tünelinde yapayalnız ve yok oluşu reva görmüşler.
|
|
|
19.04.2009
Enfal Operasyonu ve Fetvalarla Satılan Kürt Kızları Diğer Konuk Yazarlar
Yaklaşık verilerle; Talan edildikten sonra yakılıp yıkılarak 3-4 bin köyün yok edildiği, topluca gömülerek, kurşuna dizilerek ve kimyasal silahlarla 180-200 bin Kürd’ün katledildiği, genç kız ve kadınlarının cariyeleştirilerek fetvalarla satıldığı Kürt soykırımı ‘Enfal Operasyonu’ doğu, batı ve F. Kürdistan’da her vesileyle ve özellikle de her yılın 14 Nisan günlerinde çeşitli etkinliklerle anılırken kuzey Kürdistan’da da hak ettiği yeri alabilmesi temennisiyle…
|
|
|
13.04.2009
Kürdîlîhicazkâr Fırat Mir Didan
Anlamlı olanın görülmezlikten gelinme ihtimalinin yüksek olduğu yerlerde hükümran olan tek şey vardır: Yalan. İşleri kitabına uydurmak.
|
|
|
12.04.2009
Türkiye’deki oyun, Obama ile bozulacak Diğer Konuk Yazarlar
Andrew Finkel
Ergenekon operasyonundan önce Fikri Karadağ’la görüşmüştüm. Hangi dünyada olduğumu şaşırdım. Faşist bir parodi gibi. Herkes takım elbise giymiş, Özbek takıları takmış. Fikri Karadağ kral gibi. Onun yardımcısı eski taksi şoförü, dünyanın en mutsuz adamı, başının üstünde “Ne mutlu Türküm diyene” yazıyor ama bu kadar mutsuz adam hiç görmedim hayatımda. O zaman 301 büyük bir sorundu, Türklüğün ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. Sonunda “Muhammed Türk müydü?” dedim, “Elbette” dedi.
|
|
|
06.04.2009
Aklın Yolu Bir Değildir Battal Kanbay
Dün Öcalan’ın doğum günüydü ve Ömerli köyüne gitmekte olan iki gencecik hayatı son buldu. Öncelikle Kürt irfani geleneğinde doğum günü hadisesinin olmadığını ve bunun modern bir dayatma olduğunu hepimizin malumdur. Son yüzyılda kutlama hadisesi başımıza çıktı. Bunlar bir nebze buharlaşma emareleridir. Dini kutlamalar kabul görürken, Lider doğumları, ölümleri de kutlanmaya başlandı. Kürtler de bundan nasiplerini aldı. Türklerin Mustafa Kemal için yaptığı merasimler, Kürtlerde Öcalan için yapmaya başladı.
|
|
|
Tüm Yazılar
|